Küfr ile Şirkin farkı nedir ?

VI –   KÜFR İLE ŞİRKİN FARKI

 

Kafir ile müşrik arasında, ahirette görecekleri ceza ve azab bakımından fark yoktur. Her ikisi de cehennemliktir. Her ikisi de İslam dininin dışındadırlar. Aralarındaki fark, sadece dinden çıkış sebebine göredir.

Müşrik, şirk koşan, Allah Teala’ya zatında, sıfatlarında veya fiillerinde ortak ve denk tanıyan kimseye denir. İki veya daha ziyade Tanrı tanıyan, her hangi bir varlığı mabud olarak bilen, Allah Teala’nın yaratıcı, öldürücü, kadım, bakı… 101gibi sıfatları­nı başka varlıklar için caiz gören kimse müşriktir.102 Nitekim Hz. İbrahim aleyhi’s-selam Efendimiz “Benim Rabb’im hayat verir ve öldürür” dediği zaman Nemrut “Ben de hayat verir ve öldü­rürüm” derneğe çıkmıştı. Hz. İbrahim, “Yüce Allah güneşi doğudan getiriyor , hadi sen batıdan getir” dediği zaman kafir şaşırıp kalmıştı.”103

Her müşrik aynı zamanda kafirdir. Fakat her kafir müşrik değildir. Mesela Kur’an-ı Kerım’in Allah kelamı olduğunu, pey­gamberimizin peygamber olduğunu inkar eden kimse kafirdir fakat müşrik değildir. Müşriklik ise, Allah’tan başka bir varlığı ilah olarak kabul etmek, ona tapınmak, onu gerçek yaratıcı ola­rak bilmektir. Demek ki müşrik, kafir nevilerinden sadece biridir. Kafirin, müşrikten daha geniş bir anlamı ve sahası vardır.

101 – Her ne kadar bu ismi şerifte a ve i (ikinci, dördüncü) harflerin uzatılması, üzerine konan işaretlerle sağlanabiliyorsa da üçüncü harfin de kalın okun­ması gerekir. Çünkü bu yazı ile aynı harfi ince ve kalın okuma imkanı var­ dır. İnce okunduğu zaman ağlayan demektir. Yüce Rabb ‘ imizin sıfah olan Bil.ki ise kalın okun ur, Sonsuz, Ebedi, daima var olan anlamınadır.

102 – Zengin .bir insan düşünün , bir başkası geliyor ve “Ben senin ortağınım, bu mal ark ikim ize ait olacaktır” diyor. Kendine ait olmayan bir mala sahip çıkıyor. Ya da üç beş kendini bilmez zorba, “Şu adam atyık senin ortağın olacak, her şeyini bu adamla bölüşeceksin” diye baskı yapmağa çıkıyorlar. Şirk’in en basit manada anlayılışı budur .
Yüce Rabb’imiz , var olan her şeyi yara tandır. Sen tutacak sın, bir taşı, bir kütüğü ya da bir maden parçasını Yüce Allah’ın ortağı olarak kabul ede­cek, üç beş kuruşluk bu varlıkları Yüce Allah’ın derecesine çıkaracak ya da Rabb’imizi bu değersiz varlıklar seviyesine indireceksin. Buna da hem ken­din inanacaksın, hem başkalarını inanmaya zorlayacaksın, “Bu cansız bir taşdır, bir ağaç kütüğüdür” diyenlere işkence edeceksin, savaş açacaksın bütün bunların ötesinde de haklı olduğunu iddia edeceksin.Bu düşünce ve inancın hak ile, adalet duygusuyla ne gibi bir bağlantısı olabilir?

Bir Cevap Yazın