Münafık nedir, kimlere denir ?

IV-MÜNAFIK Nedir ?

  1. Kalbinde imanı olmadığı halde, diliyle müslüman olduğu­ nu söyleyen, kendini müslüman gibi gösterme ve tanıtma çabası­ na düşen kişi demektir. Müslümanların yanında müslüman gibi davranır, kafirlerin yanında ise kafir olduğunu açıkça ifade eder. İki yüzlüdür. Maksadı müslüman gibi görünerek müslümanlara tanınan haklardan faydalanmak ve onları içten yıkmaktır.

Toprak altında yaşayan ve birbirinden uzakta iki delikli bir yuvası olan hayvanın hareketine benzeyen hareketi sebebiyle, o hayvanın ismine uygun olarak böyle kişiye münafık denilmiştir. Bu hayvan avcıyı yanıltmak için yuvasının bir deliğinden başını hafifçe gösterir, avcı oturup orada onun çıkmasını beklerken o diğer delikten çıkıp gider. Avcı onu içeride zanneder, halbuki o dışarıdadır. 92

Münafık da böyledir. Kendini müslüman gösterir, diğerin­ sanlar onu müslüman zannederler. Ancak o iç dünyasında kafir­lerle beraberdir. Müslümanları aldatma çabasındadır.

Onların ahiretteki cezaları da bu yaptıklarına tam bir karşılık olacaktır. Şöyle ki:

Münafıklar kıyamet günü sırattan geçerken, mü’minlerin ar­kalarından onların nurlarından istifade ederek yürümeğe çalışa­ caklar, mü’minlere, nurlarından faydalanabilmek için acele et­memelerini rica edecekler. Fakat, onlara arkanıza dönün ve nuru arkanızda arayın, denilecek, derhal aralarına giren ve kendilerini mü’minlerden ayıran bir duvarın ardında kalmak suretiyle ce­hennemin en derin çukurlarına yuvarlanacaklardır.93

Bu ayette anlatılan duru m, onların dünya hayatındaki yaşa­yışlarının tam bir karşılığıdır. Çünkü onlar, dünyada müslüman­ ların peşlerinden gidiyor ve belli ölçüde onların nurlarından fay­dalanıyorlardı. Ama aslında gönülleri, arkada bulunan kafirlerle beraberdi. Huzur ve güveni onların yanında arıyor, mü’minlerle alay ediyorlardı. Bu defa kendileriyle alay edilmiş, “Dönün arka­nıza ve şayet var ise nuru orada arayın” denilmiştir.

  1. b) Peygamberimizin Mekke’de geçen nübüvvet hayatı boyun­ca karşısında cephe alanlar sadece müşrikler, kafirlerdir. Münafık hiç yoktur. Münafıklık Medine’de ortaya çıkmıştır. Bunun sebebi ise Medine’de çoğunluğun müslüman oluşu, kuvvet ve kudretin müslümanlara geçişidir. İmansız olanlar kıyıda köşede kalmış, İslam davasına doğrudan karşı koyma imkanını bulamayan bir kısım kafir ve müşrikler, selameti müslüman gibi görünmekte bulmuşlardır. Her fırsattan istifade ederek  müslümanların  ara­sına fitne ve fesad sokmak, müslümanların kalplerine şüpheler düşürmek bu adamların en başta gelen gayesi olmuştur. Tebuk seferinde peygamberimizin devesi  kaybolmuş,  bulunamamış, bu fırsat bilen münafıklar: “Bu nasıl  peygamber  gökten ha­ber vermeğe çıkıyor, devesinin bile nerede olduğunu bilmiyor”, demişlerdi. Gelen vahiy ile devenin yeri bildirilmiş, Yapılan seferlere katılarak müslüman arasındaki birliği bozmak ve onların kalblerine korku düşü­rek, çekilen eziyyetleri dile getirerek manevi sarsıntıya uğrat­ık, onların belli başlı amaçları olmuştur.

 

Peygamberimiz Allah’dan gelen bir bilgi ile kimlerin müna­ fık olduklarını birer birer bilmekle beraber, adlarını açıklama­ mış, ancak bunlardan hiç birine, köşe başını tutacak bir görev  de vermemiştir.

Ashabdan Huzeyfe’ ye münafıklardan bir kısmı hakkında gizli malumat vermiş, Huzeyfe bu gizli bilgiyi ölünceye kadar muhafaza etmiştir. Hz. Ömer’in: “Ölen bir kimsenin cenaze na­ mazını kılmak için göz ucuyla Huzeyfe’ye bakardım, o kılmazsa ben de kılmaz, münafık olduğunu anlardım” dediği nakledilir.95

Kur’an-ı Kerim’de Bakara suresinin ilk ayetlerinde, 96 Tevbe suresinde münafıklar uzun uzadıya özellikleriyle tanıtılır. Ayrıca münafıklar hakkındaki bütün bir sureyi okuma parçası olarak vermiş bulunuyomz.

  1. c) Dinimizin fena gördüğü huylardan bazısı hadis-i şeriflerde münafıklık alameti olarak zikredilmiştir. Bu münafıklık, fasıklık, ahlaksızlık manasınadır. Yani yukarda anlatılan ve kafir oldu­ ğunda şüphe bulunmayan münafık manasına değildir. Münafı­ ğın amelini yapan fasık ve ahlaksız kişi 97 Büyük günah olduğunda şüphe yoktur. Bu hadislerden birinin meali: Ebu Hü­reyre naklediyor: Peygamber efendimiz buyurdu ki: “Münafık olanın alameti üçtür. Söylediğinde yalan söyler, vadettiğin­ de sözünde durmaz, emanet teslim edildiği zaman hıyanet eder.98

92 Araplar bu hayvana “Nafika” derler.
93 Hadid suresi, , 57/ 13-14. numaralı ayetlere bakınız.
Bakınız İbn Hişam, 4 / 166 ; Vakıdi, Meğazi 3 / 1009
95 İbn Abdilberr , el-İstiab, 1 / 277, 278
96 Bakara suresi, 2 / 8- 20. ayetler.
97 Nitekim İmam Tirmizi, Hasen el-Basri hazretlerinin, nifak iki tür lüd i Biri amel konusunda olan nifaktır ki fasıklık ve ahlaksızlık anlamına, Diğeri dini yalan sayma anlamına olandır, dediğini nakleder. Tirr. İman 14 (5 / 20)
98 Buharı,İman 24 (1 / 14) ; Müslim, İman 107 (1 / 78); Tirmizf, İman 14 (5 /

Bir Cevap Yazın