İcmâli ve Tafsîlî İman Nedir

İcmâli ve Tafsîlî İman Nedir

İmanın makbul ve muteber olan en kısa şekli: Peygamberimize ve O’nun Allah tarafından getirip haber verdiği her şeye inanmaktır. Buna İcmâlî İman denilir. Tek cümle haline getirilmiş, topluca ve kısaca ifade edilmiş iman demektir.

İcmâlî iman, müslümanların avam tabakasına, yani okuyup yazması olmayan, din tahsili imkânını bulamayan, kültür seviyesi normalin altında olanlara tanınmış bir kolaylıktır. Dinî eğitim ve öğretimden uzak bulunan veya bu eğitimi yapacak kadar zaman ve imkân bulamayan kimseler için bu şekilde iman etmekten başka yol ve çare yoktur. Düşman istilâsı altında bulunan, dinini Öğrenme ve çocuklarına öğretme imkân ve fırsatım bulamayanlar, imanlarını ancak bu yolda devam ettirebilirler.

Hâl-i ihtizarda, yani ölüm halinde olan, son nefesini vermek üzere bulunan bir kimsenin durumu, iman edilmesi gereken her şeyi bir bir saymağa müsait değildir. O sadece ”la ilahe illallah, Muhammedün Rasülüllah” veya Hz. Muhammed’e ve onun tebliğ ettigi her şeye inandım diyebilir, bu sebepledir ki Peygamber efendimii: ”Son sözü (la ilahe illallah…) olan kimse

Bu Makale de İlginizi Çekebilir =>  Gayba İman Nedir ?

cennete girer,” buyurmuştur. “ Ömrü boyunca küfür içinde yaşayan ve son nefeslerinde iman etmek isteyen kimsenin bir defa bilerek, isteyerek ve samimiyetle kelime-i tevhidi veya mânâsını söylemesi âhirette ebedî azaptan kurtulmasına sebeptir.

Tafsili iman, inanılması gereken ve mecburi olanların her birine ayrı ayrı bilerek inanmaktır. Tafsîlî imanın en kısa şekli “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe ve kadere inanmaktır.” Tafsili iman için sınır ve kayıt yoktur. Herkesin kitaba, sünnete ve aklî delillere istinad eden bilgisi nispetinde olur. İmanın altı şartını sadece isim olarak bilen ile, bu şartlar hakkında bütün aklî ve nakli delillei’i kalbine yerleştiren arasında büyük bir derece farkı olması gerekir.

Tafsîlî iman, islâm inancındaki yüksek hikineti kavramak ve gerekirse dine yapılan fikrî bir hücumu karşılamak için tahsil imkânı olan herkes için lüzumludur, bir memlekette kitap ve sünnetten delilleriyle bilmek şartıyla imamn tafsilâtını bilen en az bir kimsenin bulunması o memleket halkı üzerine farz-ı kifâyedir. İnanan bir insanın nelere ve neden dolayı inandığını bilmesi kadar önemli bir şey olamaz. Bir insanın inandığı mefhumlarm neler olduğunu bilmemesi kendisi için en büyük noksanlıktır.

Bu Makale de İlginizi Çekebilir =>  Dini İmanın Artması ve Eksilmesi

İcmali iman bir tohum, tafsili iman bu tohumdan yeşeren ve yükselen bir ağaç gibidir. İcmali iman, tafsîlî imanın her derecesinde kullanılan vazgeçilmesi imkânsız bir ölçü ve prensiptir. Tafsîlî imana ait her bilgi ve inancın icmâlî iman prensibine uyması yani onun; Kur’an-ı Kerîm veya en güvenilir sünnet ile nakledilmesi mecburiyeti vardır.

Bir Cevap Yazın