İmanın Kuvvetli veya Zayıf Olmasının Delilleri

a) ”Kendilerine O’nun âyetleri okunduğu zaman bu okuyuş onların imanlarını artırır”

b) ‘‘Müminler düşman ordularını görünce, işte Allah’ın ve Rasülünün bize vaad ettiği şey budur. Allah ve peygamberi gerçeğe uygun olanı söylemişdir, dediler. Bu onların imanlarını, teslimiyetlerini artırmaktan başka bir şey yapmadı.”14

c) ”Sizden kim gayr-i meşru bir şey görürse onu eliyle değiştirsin. (Kuvvet kullanarak yapılmasına engel olsun.) Güç yetiremezse diliyle karşı koysun. yine güç yetiremezse kalbiyle ona nefret duysun. Bu (üçüncü) ise imanın en zayıf olduğu hal ve durumdur.”

d) ”(La ilahe illallah.. .) diyen ve kalbinde zerre ağırlığınca hayır bulunan kimse cehennemden çıkar. ”

Yukandaki âyet ve hadîsleri gördükten sonra kabul etmek gerekir ki: Kıble’nin ne tarafta olduğunu dahi bilmeyen, hiç namaz kılmamış, hiç zekat vermemiş, hiç oruç tutmamış… bir müslümanla Allah’ı görüyormuşçasına bir duygu ve saygı ile ibadet eden iki mü’min arasındaki derece farkı, ancak imamn kuvvetli veya zayıf olması bakımından izah edilebilir. Yine, Allah uğrunda her şeyini gözünü kırpmadan feda edenle, fukaraya ekmek parası verirken eli titreyen hatta onu kovan bir müslümanın imanını müsavi tutmak, hakka ve adalet anlayışına uymayan bir düşünüş olur. Haram lokma yememek için gözünü dört açan bir mü’minle ömrünü hırsızlıkla, soygunla, kapkaççılıkla geçiren, içki, zina kumar ile ömür tüketen bir mü’minin imanını hiç bir şekilde bir sayma imkanına sahip değiliz. Kısacası, Hz. Ebu Bekir ile her hangi bir mü’minin imanındaki kuvvet bir değildir.

Bu Makale de İlginizi Çekebilir =>  Gayba İman Nedir ?

Aynı şekilde Ebü Cehil’ in, Firavun’un, Nemrud’un, ömrünü İslam’a düşmanlığa adamış bir kişinin küfründeki şiddet ile kimseye zarar ve ziyam dokunmayan, işi ve gücüyle meşgul olmaktan ötede bir özelliği olmayan alelade bir kâfirin küfrü bir olmayacağı gibi

Bir Cevap Yazın